ciTyNisantasi.com UMUT VAKFl ! ULAN ! D£sT£kLiyOruZ... {Ch@R$hy...Ni$ . }
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
SAYIN MİLLETVEKİLLERİ
DÜĞÜNLERİ “SİLAHI KOYACAK YER BULAMAZLAR” GEREKÇESİYLE
KAN GÖLÜNE ÇEVİRMEYİNİZ
İçişleri komisyonu; Ateşli Silahlar Kanunu Alt Komisyonu’nun tartışılarak rapora bağlanan görüşünü değerlendirerek, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkkındaki Kanun’da değişiklik yapılmasına ilişkin verilen tekliflerin tümünü birleştirerek, kabulüne karar vermiş bulunmaktadır.
Ancak bu çalışmalar ile hedeflenen amaçtan uzaklaşılmış ve kabul edilen tasarıyla kamuoyuna açıklanan amaca karanlık bir gölge düşmüştür. Bazı milletvekilleri tarafından verilen önergeyle “açık alanlarda, düğün, nişan, kına gecesi, sünnet törenlerinde silah taşınmamasına ilişkin düzenleme”, “düğünlerde silahı koyacak yer bulamazlar” gerekçesiyle maddeden çıkarılmıştır.
Bu gerekçeyi benimsemek, anlamak ve kabul edebilmek hiç mümkün değildir...
Bu anlayış silahtan ayrılamama alışkanlığının sürmesidir. Silahınızı koyacak yer bulamıyorsanız, silahınızdan ayrılamıyorsanız düğünlere, kutlamalara, açık alanlara ve benzeri yerlere gitmeyiniz. Silahlarınızla yaratacağınız tehlikelerin varlığı bile korkunçtur. İnsanların sevinçlerini yasa boğmaya kimsenin hakkı yoktur. Silahlarınızı bırakın. Bırakamıyorsanız hiç kimsenin hayatını tehdit altında tutmaya hakkınız olmadığını bilin.
Yılda ortalama 700 kişinin kaza kurşunuyla hayatını yitirdiği ülkemizde, binlerce genç, yaşlı, kadın, erkek yurttaşımız düğünlerde havaya sıkılan “kutlama” kurşunlarıyla ölüyor. Vekiller, bu gerçekle yaşamaya devam etmemizi istiyor... Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ise ölülerimizi sayarak yaşamaya ve bunu “kutlama” sayıp, yanlışlıkla ölümlere neden olunmasına mani olmak yerine, önlemlerden ve silahların bırakılmasından vazgeçiyorlar.
“Düğünlerde silah koyacak yer bulamazlar” gibi son derece geçersiz, anlamsız ve izah edilemez bir gerekçeyle ve kolayca çözümlenebilir bir engeli insan yaşamının karşısına koyan anlayışı benimsemek mümkün değildir. Üstelik bu gerekçenin çekinmeden dillendirilmesi ve kabul edilmesi, ülkemizdeki insan yaşamının değersiz olduğunun yalnızca bir kanıtıdır. Böyle bir zihniyetin yol açacağı anlayış, kutlamalarda atılan silahlarla ölenlerin çoğalması için atılan en vahim adımlardan birisi olacaktır. Bu sorumsuzlukla ve bellerinde silahlarla yaşayan insanların anlayışına terkedilmiş bir ülkede yaşamak, onurlu hiç bir vatandaşımızın hak ettiği bir ortam değildir.
Öldüren silah ile ilgili tüm yanlış toplumsal önkabulleri besleyen, en önemli kültürel alanlardan bir tanesi düğünler, sünnet törenleri, nişan ve kına geceleridir. Mutluluğun, coşkunun silahlarla gösterildiği bu eğlence alanlarında, insan mutluluğu silahla taçlandırılamaz ancak kanlandırılır... Hiç kimsenin bu törenleri kan gölüne çevirmeye hakkı yoktur.
Bu gerçeği önce yasalarımızı yapan irade kabul etmelidir. Yasa yapıcının amacı; düğünler gibi törenlerde silah bulundurulmasını ve taşınmasını yasaklamak ve aksine davrananları cezalandırmak olmalıdır. Kuşku yok ki; yanlış kültürel önkabulleri değiştirebilecek en önemli adımlardan biri budur...
Önce yasa yapıcı bu davranışı red etmelidir. Bu davranışları sınırlandırmalı, vatandaşlarımızın kutlamalar sırasındaki sevinçlerini ve hayatlarını namlular önüne sürmemelidir. Yanlışlıkla işlenen cinayetlerin önlemensi amacıyla üretilecek olan yasal düzenlemelerdeki her hata vatandaşlarımızın hayatlarını ölümün ellerine terketmek anlamına gelecektir.
Yasal düzenlemeler taşıdıkları amaçlarla toplumsal değişimi sağlar. Demokratik toplum düzeni içinde güven içinde yaşamak her vatandaşın hakkıdır. Korkularından arındırılmış bir toplum yaratabilmek için insan hayatlarını feda etmeyiniz. Aksine, koruyunuz....
Bir insanın hayatını kaybetmesi medyada “tüketime sunulan” bir haber değildir.
Ölümler ve yaralamalar; suç istatistiklerine işlenecek birer maddede değildir.
Sayın Milletvekilleri,
Bu yaklaşım ve bu yaklaşımın farkında olarak ve/veya farketmeden benimsemek sürdüğü sürece ölülerimizi saymaya devam edeceğiz. Düğünlerde, kutlamalarda yanlışlıkla öldürülenlerin ve katillerin sayısı artacak.
Ama biz artık ölülerimizi saymak istemiyoruz.
Yaşadığımız ülkede, demokratik toplum düzeni isteyen, korkusuz ve güvenli bir ortamda yaşamını sürdüren onurlu ve bilinçli bireylerin yarattığı bir toplumda yaşamak istiyoruz.
Böyle bir toplum için yasa yapan Meclis üyelerini, bu ülkede yaşayan her bireyi, sorumluluk duyan herkesi ve her kurumu duyarlı olmaya davet ediyoruz.
UNUTMAYALIM !!!
(bunlar sadece bazıları)
Mustafa Altınışık (26 yaşında), sünnet düğününde, havaya ateş açan bir magandanın tabancasından çıkan kurşunla hayatını kaybetti... (30 Nisan 2007)
Ayşegül Güven (12 yaşında - 6'ncı sınıf öğrencisiydi), Köprüköy Beldesi'ndeki bir düğünde ağzından girerek kafatasına saplanan bir kurşunla öldü... (22 Nisan 2007)
Besime Güneş (60 yaşında), Gaziantep'te evinin damından düğünü izlerken, havaya rastgele ateş açılması sonucu öldü... (25 Kasım 2006)
İlhan Akın (31 yaşında), düğünde havaya açılan ateş sonucu, başına isabet eden kurşunla öldü... (11 Eylül 2006)
Ahmet Şahin (17 yaşında), ablasının nişan töreninde maganda kurşununa hedef oldu ve öldü. (28 Ağustos 2006)
Begüm Kartal (22 yaşında) – Galatasaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi son sınıf öğrencisiydi), Malatya’da kına gecesinde havaya açılan ateş sonucu öldü... (30 Ağustos 2005)
Mehmet Öztürk (55 yaşında), düğünde kimliği belirlenemeyen bir kişinin silahla havaya ateş etmesi sonucu öldü... (15 Kasım 2005)
Meryem Bayraktar (5 yaşında), Sakarya’nın Kaynarca İlçesi’nde bir düğünde dedesi 65 yaşındaki Osman Oyar’ın silahından çıkan kurşunla öldü... (27 Eylül 2005)
Reşit Baycu (22 yaşında), Muş’un Korkut İlçesi Konukdüzü Köyü’ndeki düğün sırasında havaya ateş açılması sonucu öldü... (31 Temmuz 2005)
Kıymet Başpınar (19 yaşında), Afyonkarahisar’ın Sandıklı İlçesi’nde düğünü evlerinin balkonundan izlerken, havaya rastgele ateş açılması sonucu öldü... (10 Temmuz 2005)
Selçuk Aktaş (13 yaşında), Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki sünnet düğününde havaya ateş açarak 'eğlenen' bir misafir tarafından öldürüldü... ( 17 Mayıs 2005)
Nazire DEDEMAN
Kurucu Başkan